YAŞAM VE FELSEFE AÇMAZINDA BULUŞMA
 

Sevilir Sohbet

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Genel Konular Kategorisiz Konular YAŞAM VE FELSEFE AÇMAZINDA BULUŞMA

YAŞAM VE FELSEFE AÇMAZINDA BULUŞMA

e-Posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 
Yaşam felsefe felsefe de yaşam ise her ne denli felsefeyi yaşamın uzağına düşürmek isteyenler olsa da..yaşam bu sorgusuz sualsiz olamayacak kadar çapraşık,karışık,çelişik,düz,tekdüze,sarmallar içinde,arka sokaklarla ve ana caddelerle dolu...insan olup da günlük yaşamın kaygıları içinde bile solurken felsefeye bulaşmamak ne mümkün?!
Ama sanki felsefe filozofların alanı...elbette kolay değil filozoflar gibi düşünmek,ortaya koymak,elbet ayrıcalıklı insanlar yol açanlar insanlık önünde..birileri önden soruyor sormasına da öyle sırça saraylarda ya da fildişi kulelerde değil yaşamın ta göbeğinde..ayırdına vardırıyorlar varamayanları da..süslü püslü sözcükler olmaktan çok öte felsefi söylemler elbet..günlük beylik lafların ötesinde ötesinde de aslında yaşamın ve sıradan insanın hizmetinde ki o insanlar bunun ayırdında ya da değil..her ne ise..önemli olan işe yarar olmaksa..daha ne...

Niye küçümsercesine bakılır felsefe eğilimi olanlara neden biraz kaçıklık bulaştırılır bu insanlara..bu koskocaman bir haksızlık değil midir sizden önce görüp ortaya koyuyorlar ve farklı olmayı gerçekten farklılıkla yaşayıp yaşamayı öneriyorlarsa..normali nedir yaşamın ya da yaşama bakmanın..işte burada bile felsefeye bulaşılmaz mı en basitinden bir soruyla bile...sorulmıuş soruların ve yanıtların içimizdeki coşkusu ve bizi bir yerlere vardırdığı noktaya duyulacak saygı yaşama duyulan saygı değil de nedir demek gelir hep dil ucuna...

Felsefenin içinde yaşama bakış açıları,yaşam yorumları,yaşam önerileri olsa da felsefe sadece belli bir yaşam önerisinin içine sıkıştırılamayacak kadar engin değil midir? O zaman neden bazı ideolojiler benimser felsefeyi ve diğerleri yadsır asıl gerçekliği. .neden birilerinin tekeline sunulur da herkes nasiplenmez.. bunun için bunun eğitimini almak mı gereklidir yoksa sadece yaşamına ve kendine saygı duyup kendini ve yaşamını,ve yaşamı sorgulayanların bir gereksinimi olarak mı can bulur? Oysa değil midir ki, bugün kullanılan teknolojinin ardında bilim gerçeğini buluşumuz ve bilinmez mi ki, , bilimin ardında duran asıl filozoflar ve bu öngören, öndüşünen,soru sormayı akıl edip insan olmanın baş koşulunu gerçekleştiren yaşam"normalinin " ötesinde bizim adımıza bizim için huzursuzluğu yaşayanlar , işte yaşamın ta içinde günlük sıradan kullanımların bile ardında o küçümsenen ya da ulaşılmaz görünen yarı alay edilen kimilerince, toplum içinde yaftalanarak tanınan insanlar olmasa kim bu denli rahat , kolaylıklar içinde yaşamını devam ettirme lüksünü yaşayabilirdi ki..

Bu insanlar olmasa, özgürlük gibi,demokrasi gibi,insan hakları gibi kavramların önünü arkasını didikleyip olması gerekeni oldurmak için yollar açardı önümüzde.. iyinin,güzelin varın ya da yokun ayırdına kim vardırırdı bizi.. mutluluk türküleri tutturulup söyleniyorsa kimler mutlu yaşamın önerilerini burnumuza sokardı aklımızı işler kılardı hele hele ahlaklı yaşam sorgulanırken toplum düzenleri oluşturulurken hatta çocuklar bile yetiştirilirken kimler yol açacaktı önümüzde işte bu aklı evvel insanlar olmasa.. baş tacı ettiğimiz daha ziyade yerden yere vurup hiçbir işe yaramadığını düşündüğümüz bu insanlar yıllar öncesinden beri yakılıp yıkılmayı göze alarak bilinmezlik ormanında bize yol bulduruyorlarsa bu insanlar, yaşamın içinden dışlamak ve yaşamın içinde bunca yaşamla ve insanla yaşam adına ve insan adına debelenirken saygıyı hak etmiyorlar mı.. en azından haksızlığa uğramamayı...

Bir takım önyargıların içinde önyargılı gözlüklerin ardında yaşam gerçeğini yakalamaya ve yakalatmaya bunca uğraşırken o insanların yani insanlığın gereksinimi olduğu gerçeğini nereye kadar ve ne zamana kadar yadsıma umarsızlığı ve ayırdında olmama tembelliği içinde kalıpların içine sıkışarak insan olmanın özünden uzaklaşarak yaşamayı hedefliyor olabiliriz ki...

Felsefeyi yaşam dışına itekleyenler hiç bilmezler ki , felsefedir yaşamın yaşam olduğunun ayırdına vardıran hiç adı anılmasa da bilinmeyen ve anlaşılması zor bir bilme anlama alanı olarak yorumlansa da...herkes en teknik anlamıyla bilmek zorunda değil elbet.. tıpkı hastanın tedavi için doktora gitmesi gibi.. kim kimi tedavi edebilir hekimlik işi içinde değilse.. ama o hastalar bilmez ki hekimlik bile felsefe ile başlamıştır zamanında...işte böylesine yaşama ilişkin yaşama dair,insana ilişkin insana dair bir alan olan felsefeyi yaşamın dışına iteleyip hatta yok sayanlara demek gerekir ki,korkunuz neden?Sorulan sorular mıdır sizi tedirgin eden..o zaman tedirgin olun çünkü felsefe soru sormaktır herşeyden önce çünkü felsefe insanla başlar,insanla devam eder,insan için insana ilişkin insana dair en yaşamın içinde en insanca olan bilme anlama ve bunun için de soru sorma alanı olma ayrıcalıklığı ile yaşamın ve insanlığın hem içinde hem üstündedir.. onun için de ulaşılmaz gibidir ya da tedirgin edici.. oysa ki, insan olmanın hakkını veren ve insanlığın ve yaşamın içinde en ilk çalışma alanıdır ve insanın insan olduğunun ayırdına varmasıyla ortaya çıkan ilk yaşamdır adeta.. çünkü insan sadece bir dirim olmaktan ötedir her ne kadar bunun ayırdına da filozoflar sayesinde vardıysa da artık ayırdında ve bilincindedir.


Sevgiyi diline dolayanların bile bir gün bir yerde felsefeyle tanışmamaları olanaksızdır.. yaşamın içinde ve insanın iç koşullarının içinde ve dış koşullarının oluşumunda önünde ardında bulacağı hep felsefedir çünkü insan olduğunun bilincine varmak felsefenin gerekliliğini ve bir yaşama ve yaşam koşulu adeta zorunluluğu olduğunu her daim göstermektedir. Ortada duran gerçekliğin yadsınması ne denli yaşama dair yaşama ilişkin ve yaşama ilişik olabilir ki?Yaşamın uzağına düşmez felsefe ta yaşamın içindedir yaşamın üstündedir ve yaşamın ta kendisidir çünkü yaşam insanla olanaklıdır ve insan da soru sorandır..sorduğu sorulara yanıt arayandır bu insan olmanın koşuludur ve gerekliliğidir onun içindir ki felsefe yaşamın ta kendisidir çünki felsefe insandır insana ilişiktir insana ilişkindir...
İnsanın olduğu yerde yaşam var kılındıkça felsefe de en insana özgü en insana gerekli bilme anlama alanı olarak var olacaktır..tüm yadsımalara,küçümsemelere,yok saymalara,dudak bükmelere karşın...sapasağlam ve tüm gerçekliği ile vardır çünkü felsefe insan insan felsefeye aittir ve yaşamdır ve yadsınamaz gerçekliktir.. bütün önyargıları sildiğimizde ve onu olduğu gibi anlama,algılama ve değerlendirme başarısını gösterdiğimizde ne denli haksızlık ettiğimizin utancı ile yine sarılacağımız bir alan olan felsefe,bizimle vardır ve bizim içindir çünkü biz insanların insan olmasının en ilk ve en önemli koşuludur bundan da önce bundan da sonra.....

Felsefeyi yadsımak demek yaşamı ve insanı yadsımak demek olduğunun bilinciyle,buyrun "insan" olmanın bilincine ve "yaşam" içinde yaşamla yaşam için ve kendimiz için felsefeyle buluşmaya..........

Yorumlar
Ara RSS
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir!
Sevilirsohbet

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 

Flaş Haberler

www.sevilirsohbet.com Olarak Yeni Portalımız Hizmete Sunulmuştur... Portalımızde Bır Cok Etkınlık mevcuttur... Sohbet, Bılgı Paylaşım İçin Forum bolumumuz ve Forumda Bır Cok AltKonu.....yuzlerce Şair ve şiirlerı mevcuttur..Sizde Kendı Şiirlerınızı yayınlayabılırsınız..,Video Goruntulerı.. Onlara Online Oyunlar sızı Bekliyor .. Tek Yapmanız Gereken Uye olmak... Herkese Bol Eglenceler.... Sevilirsohbet.com Yönetim..

 Sevilir Groups